Biz oraya sadece dini vecibelerimizi yerine getirmek için gittik…
PES gazetesi imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni Lütfi Dedemen’in, Perşembe Belediye Başkanı Burhan Alibabaoğlu’na (2 Aralık 2008 akşamı) Radyo TEK’teki açık oturumda sorduğu soruları ve aldığı cevapların ikinci bölümünü yayınlıyoruz…
Sayın başkan, yine sizinle yaptığımız her görüşmede ve söyleşide veya özel sohbetlerinizde hep yalnız kaldığınızı, yalnız bırakıldığınızı, kimselerden destek ve yardım alamadığınızdan söz ediyordunuz. Sizin ekibinizi başkaları mı kurdu? Siz niye böyle bir ekiple yola çıktınız? Neden sizi yarı yolda bırakacak bir ekibi seçtiniz? Neden daha uyumlu, sizi anlayacak ve destekleyecek bir ekip oluşturmadınız?
Ben bu konudan pek de yakınmıyorum. Buna hakkım da yok. Çünkü herkesin kendine göre derdi, geçim sıkıntısı ve işi gücü var. Devamlı benim yanımda olacaklar, mesailerini benim için harcayacaklar diye bir kaide ve kural yok. Yine de herkes, tabiî ki en çok de “ekibiniz” dediğiniz çalışma arkadaşlarım ellerinden geldiğince bize yardımcı oluyorlar ve olmaya çalışıyorlar. Bu konuda kimseden bir şikâyetim yok. Buna hakkımda yok. Herkes iyi niyetle üzerine düşeni yapmaya gayret ediyor.
Sık sık dile getirdiğiniz şikâyet ve serzenişlerden biri çok ilgimi çekti. Diyorsunuz ki; bizim Perşembe dışında birçok köye de hizmetlerimiz gidiyor. Bu köy adedi 24.Bu 24 köydeki nüfus 30–35 bin civarında. Biz devletten sadece Perşembe Beldesindeki 2866 nüfusa göre yardım alıyoruz. Ama Perşembeyle beraber 30–35 bin nüfusa hitap ediyor ve hizmet götürmeye çalışıyoruz.
Ben de diyorum ki, siz belediye olarak, Perşembe dışındaki sayısını verdiğiniz 24 köyden hangisine, hangi hizmetleri götürdünüz, sayabilirimsiniz?
Bahsetmiş olduğum 24 köyümüze hizmet götürme olayı, köylerimizden beldemize gelen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını Perşembe’de karşılıyor olmaları anlamında söylenmiştir.(Alışveriş merkezleri, market, bakkal, lokanta, ambulans, itfaiye, düğün salonu, banka, okul, sağlık ocağı, vb. ihtiyaçlar) Diğer hizmetlerle ilgili olarak; yol su vb. konularda da elimizden geldiğince, gücümüzün yettiği oranda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bizi aşan konularda da yol göstericilik görevimizi seve seve yerine getiriyoruz.
Umreye gidip geldiniz. Allah kabul etsin. Gitmeden evvel de Merkez Camiinde helallik alma merasimi yaptınız veya yapıldı. Öyle ki; camide hiç tanımadığınız veya ilk defa karşılaştığınız kişilerle bile helâlleştiniz. Peki, belediye çalışanlarıyla, mesai arkadaşlarınızla, gününüzün büyük bir bölümünde birlikte olduğunuz arkadaşlarınızla helâlleştiniz mi? Bunu yapmadı iseniz camideki helâlleşme göstermelik mi veya gösterişimiydi?
Biz oraya umre görevimizi yapmaya gittik. Tabiî ki birebir olmasa da toplu bir şekilde personelden helâllik aldık. Sonra ben belediye personelimle her an beraberim. Öyle tek tek helâllik almaya gerek görmedim.
Cami cemaatiyle ise her zaman karşılaşmam veya onlarla canımın istediği zaman görüşmem mümkün olmayacağı için, o gün cemaatin de kalabalık olması dolayısıyla helâlleşme gerçekleştirdik. Bunun başka hiçbir amacı ve niyeti olamaz. Hele hele göstermelik miydi, şov amaçlımıydı gibi lafların bizim tarafımızdan kabulü mümkün değildir. Tamamen Allah’a kulluk vazifelerinin gereklerini yerine getirmeye çalışmaktan ibaret bir yaklaşımdı.